RÜYA GİBİ GELDİN RÜZGAR GİBİ GEÇTİN AĞUSTOS
Sizlere de öyle geldi mi ağustos ayı ışık hızıyla geçti sanki. En son 21 Temmuz'da biraz yazmışım, taslaklarda kalan. O yazıyı tamamlayamadığım gibi ara ara aklıma bir şeyler yazmak geldiğinde de bir türlü masa başına oturamadım. Bugün eşim şehir dışından gelecek, çocuklara banyo yaptırıp uyuttum ve evet gidip biraz blog yazabilirim dedim sonunda :D
Sondan geriye doğru gidersek iki haftadır Gülce'nin bakıcısı geliyor ve şimdilik iyi gidiyor. Sadece şöyle bir olay yaşandı bizim sitede diğer bloktaki bir bakıcıyla sohbet etmiş bizim bakıcı ve kadına merakından ayrıntılı sorular sormuş işte ne kadara geliyorsun, yemek yapıyor musun, kaç saat çalışıyorsun..gibi. Yorumlarını da eksik etmemiş bu çocuğu sen mi şımarttın, bu çocuk seni zayıflatmış, yaramaz..Hatta Gülce'yle gezip yukarı geldiklerinde bana da dedi o kadını zayıflatmış o çocuk diye :D Abla o kadın zayıftı desem de çok ikna olmadı :) Diğer bakıcı da bu konuşulanları komşuya anlatmış ve akşam eşimi aradı beyefendi. İşte bakıcının konuşmaları hoşlarına gitmemiş, kendi bakıcılarına O'nunla konuşma demişler, eşime de diyor ki siz de söyleyin görüşmesinler. O kadar saçma ve sinir bozucu geldi ki bana bu durum. Tamam bizim bakıcı gereksiz konulara girmiş ama karşı taraftan cevap alıyor ki konuşma devam ediyor. Diğer bakıcı da diyebilir ki ben çocuk bakarken konuşamıyorum ya da bu konuları konuşmayı sevmiyorum deyip mesafeyi koyabilir zaten tüm bu olaylar iki gün içerisinde oluyor. Yani haftalarca aynı konu bıktıracak kadar konuşulsa haklı diyecem ama dün bir bugün iki..Gidip bunu yanında çalıştığı insanlara yetiştirmesi de garip geldi bana. Bizim apartmanda Yağız var 5 yaşında ara ara sesleniyor "Anne beni oynatmıyorlar, anne bana şunu dediler, anne anne.." Bunu çocuk yaptığında normal karşılıyorum da koca kadına anlam veremedim.Konuşmak istemezsen konuşmazsın anne babana şikayet eder gibi konuyu büyütmeyi anlamıyorum.Komşuları hele hiç anlamıyorum yani eğitimli olmak da bazı şeyleri çözmüyor demek ki..İnsanların kendilerini üst kabul etmeye dayandırarak her şeye hakları olduğunu sanmalarına sinir oluyorum. Tamam bir sorun olmuş, çocuğunuz hakkında yaramaz denmesi zor geliyor işte para konuşulmasın, şu konuşulmasın istiyorsanız kendi bakıcınızla konuşursunuz bunu. Bizi aramaları çok saçma. Çünkü bu konuşan bakıcı bizim bakıcı değil de parkta denk gelen herhangi biri olsaydı veyahut dolmuşta yanında oturan herhangi bir kadın olup bu konular konuşulsaydı da halk otobüsünün kamera kayıtlarını inceleyip ulaşacak mıydınız o kadına? Ne gereksiz bir çaba..Dediğim gibi bizim bakıcının da bazen saçma yorumları oluyor da hepimiz süper mantıklı mı konuşuyoruz? Ayrıca ben bu kadını iki haftadır tanıyorum,ner yapabilirim ki? Daha da uzatmayayım ama bazen bu tarz şeyler beni gereksiz bir şekilde geriyor.İnsanlardaki bencillikten tüm insanlardan soğuyorum bazen ve bu olayın gecesinde de hiç uyuyamadım nerdeyse. Evet çok büyük bir olay değil ama sinir oldum, sinir olduğum başka şeylerle de birleşince uyuyamadım:D
Yine önemli olan konulardan biri annemin akciğerinde görülen bir parça. Doktor başta üç ay sonra tekrar bakılsın büyüme var mı dedi, sonra büyüme olmamasına rağmen pet istedi. Pet sonuçlarından da bir yorum yapmayarak MR istedi ve o parçayı alması gerektiğini söyledi. Yani kesin konuşmak zor olduğu için mi yorum yapmıyor emin olamadık. Çünkü eniştem çok mu kötü durumda dediğinde bilemem önce parçayı almam lazım demiş. Burada da şöyle bir sıkıntı var parçanın yeri kalbe çok yakın tehlikeli bir yerdeymiş. Tanıdığımız bir radyoloji uzmanı sonuçların iyi olmadığını hazırlıklı olmamızı söyledi, göğüs hastalıkları cerrahi doktoruysa yani bunda bir şey yok gibi konuştu. Ve şu an belirli bir şey yok. MR sonuçlarının çıkmasını bekliyoruz sonuçları farklı doktorlara gösterip durumu iyice anlamaya çalışacaz. Ve yine burada şöyle bir durum yaşandı doktor MR istediğinde MR çekecek olan uzman annemin dizinde protez olduğu için onay olmadan çekemeyeceğini söylemiş, annemler doktorun yanına tekrar gittiklerinde doktor odada değilmiş ve asistanları ulaşamamış. Yine Karabük'te özel bir hastaneye sorduğumuzda onay belgesi olmadan çekemeyeceklerini söylediler. Buradaki özel ve devlet hastanesinde de sorun olmadığını 2000 yılından sonrakilerin çektiklerini söylediler, çekildi ve şu an için bir sorun olmadığını düşünüyorum. Anlayamadığım bu iş neden hastaneden hastaneye bu kadar fark ediyor, belli bir prosedürü yok? Bir işlem proteze zarar veriyorsa veriyordur vermiyorsa vermiyordur. Gerçekten sağlıkla ilgili karar vermek ve kime güveneceğini bilmek çok zor..
Ve nihayet okullar açılıyor. Ben de bu hafta pazartesi itibariyle okula gitmeye başlıyorum inşaallah. Hem mutlu bir heyecan var hem beş yıl gibi uzun bir ara var. İnstagramda gördüğüm bir video vardı adam uzun süreden sonra işe dönüyor ve bilgisayar açma tuşunu unutmuş :) Umarım her şeyi o kadar unutmamışımdır :D Şaka bir yana yorucu yanları olsa da bana iyi geleceğini düşünüyorum. Bakıcı geldiğinden beri o kadar iyi temizlik yaptım ki mesela bence sürekli bölünmek,kendine ait alanın hiçe yakın olması beni çok yormuş. Burada beni asıl yoran çocuklardan çok çevremdekiler, yakınlarım yani. Desteksiz çocuk büyütmeyi sonuna kadar yaşadım bu süreçte. Gülce doğduğunda ilk gece tektim sonraki iki gece gelenler vardı ve sonraki zamanda da hep tektim. Bu durum bazen beni güçlü bazen de çok yalnız hissettiriyor. Ve şu an düşününce doğumun üzerinden bir gün geçmeden bir bebeğe tek başına bakmak, saat başu kalkmak,beslemek,bakımını yapmak bana korkutucu geliyor. Ne zaman uyudum, uykumu nasıl aldım, ne zaman yemek yedim yaptım çok akıldışı geliyor. Çok şey de anlatılır aslında ama sanırım ben artık bir şey beklemekten çok yapmayı öğrendim. İyi mi bu, bazen evet, bazen hayır.
Bakıcının olması bu açıdan beni rahatlattı. Bugün Gülce evdeyken biz Utkan'la sinemaya, oyun alanına gittik. Okul açıldığında da boş günüm olursa şayet kütüphaneye gidip okul hazırlıklarımı yapıp kendime vakit ayırmayı düşünüyorum. Çünkü evde olunca evde ne kadar bakıcı da olsa dikkatimi bir şeylere verebileceğimi sanmıyorum. Ve okulla ilgili düzenim oturduğunda bir spor salonuna gitmeyi düşünüyorum. Yazın ara ara diyet ve spor denemelerim oldu ancak bir şekilde araya hep bir şeyler girdi ve bende bu konuda cesaretimi çok kolay toplayamıyorum artık. O yüzden bir yerlerden başlamak iyi gelir. Vaktim olursa burada da beslenme günlüğü tutabilirim belki motivasyon için bu konuda yapay zeka işleri çok kolaylaştırıyor. Görsel olarak bir şeylerin tatlı durması da beni motive edebiliyor :) Ben bazı haftalar temizlik işlerimi afiş haline getirdiğimde daha düzenli yaptım işlerimi. Ve o pastel tonlarda tatlı süslemelerle görmek hoşuma gidiyor çoğu şeyi. Çocuklarıma doğum günü için davetiye hazırlamıştım ve çok tatlı olmuştu. Belki birkaç programı iyi kullanmayı bilip yapılacak afişler yapay zekada çok kolay hazırlanıyor ben okul için de kullanmayı düşünüyorum.
Şarkıyı da dinleyelim o halde. Şimdilik hoşçakalın :)
Yorumlar
Yorum Gönder